Neden Yağ Yemekten Korkmamıza Gerek Yok?

“Yağ sağlığınıza zararlıdır” sorusunu kaç kez duydunuz? veya “Yağ yemek kilo almanıza neden olur.” Cümleyi duydun mu? Belki sayabileceğinizden daha fazlası! Ya size yağlar hakkında duymuş olabileceğiniz tüm kötü sıfatların yanlış olduğunu söylesek? Bugünkü araştırmalar, yağların bütünsel sağlığı korumak için kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor. Öte yandan yıllardır maruz kaldığımız yağ mitleri nedeniyle hâlâ yağ yeme konusunda tereddüt yaşıyor olabiliriz. Doğru olduğunu bildiğimiz tüm yanlışları düzeltmek, bu çekincelerin üstesinden gelmemize yardımcı olabilir. Yağların sağlığa faydalarından yola çıkarak neden yağ yemekten korkmamamız gerektiğini sizlere anlattık!

Yağ yemek neden bu kadar önemli?

Vücudumuzun fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için protein ve karbonhidratlara ihtiyacı olduğu gibi yağlara da ihtiyacı vardır. Kaslarımız, saçlarımız ve diğer birçok parçamız proteinlerden oluşur. Karbonhidratlar enerjimizi sağlıyorsa yağlar da enerjinin depolanmasını, protein sentezini ve hormonlarımızın doğru salgılanmasını sağlar. Vücudumuz gerekli bazı yağları kendi başına üretebilse de diğer önemli yağ asitlerini üretemediğinden mutlaka dışarıdan yani beslenme yoluyla elde edilmesi gerekir. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu ancak yalnızca beslenme yoluyla elde edebildiği esansiyel yağlar Omega-3 ve Omega-6 çoklu yağ asitleri olarak sıralanıyor. Bu yağların vücudumuzda etkili bir şekilde çalışabilmesi için birbirleriyle optimal dengede olmaları gerekir. Yani doğru miktarda Omega-3 ve doğru miktarda Omega-6 yağ kaynağı tüketmemiz gerekiyor. Çünkü Omega-3 bağışıklık sistemimizin bir tepkisi olan inflamasyonu azaltırken, Omega-6 bu yanıtı artırıyor. Aslına bakılırsa her ikisi de optimal sağlığa ulaşmada vazgeçilmez bir rol oynamaktadır.

Yağların faydaları nelerdir?

1. Yağ yemek yağ yakımını artırır

Kaliteli yağlar hücresel sağlığı destekleyerek kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine ve uzun süre dengede kalmasına yardımcı olur. Çünkü yağlar vücutta karbonhidratlara göre çok daha geç ve daha yavaş emilir. Kan şekerimiz düzenli olduğunda açlık sinyallerimiz düzenlenir ve ani yeme atakları veya aşırı yeme eğilimi önlenebilir. Vücudumuz enerji üretimini karşılamak için yağ depolamak yerine yakmayı tercih eder.

2. Yağ tüketmek şeker tüketimini kontrol altında tutar

Yetersiz miktarda yağ tüketildiğinde vücut, enerji açığını telafi etmek için daha fazla karbonhidrat ve şekere ihtiyaç duymaya başlar. Bu nedenle, az yağlı diyetlerin çoğu zamanla yüksek karbonhidrat içeren bir diyete dönüşür. Yağ yemediğinizde alınan tüm bu ekstra karbonhidratlar sindirilir ve yapı taşı glikoza dönüştürülür. Sindirim sonucu kana karışan bu glikoz, kan şekerinin ve kötü kolesterolün yükselmesine neden olur. Bu tür beslenme tarzının kronikleşmesi insülin direnci ve hatta diyabet riskinin artmasına neden oluyor.

3. Yağ yemek beyin sağlığını destekler

Beynimizi oluşturan sinir hücreleri ve ağların hem gelişip hem de düzgün çalışabilmesi için yağa ihtiyacı vardır. Beyin dostu olarak bilinen Omega-3 yağ asitlerinin bilişsel işlevleri ve hafızayı desteklediği biliniyor. Yaygın olarak bilinmeyen ise Omega-6’nın beyin fonksiyonlarında da hayati bir rol oynadığıdır! Her iki yağ asidi de beyin sağlığının ve bilişsel yeteneklerin bozulmasına neden olan bedensel inflamasyonun azaltılmasında etkin rol oynuyor.

4. Yağ tüketmek kalp sağlığını korur

Yüksek kolesterol düzeylerinin kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Beslenmemiz aynı zamanda kolesterolün artmasında da rol oynuyor. Yüksek miktarda doymuş yağ tüketmek kötü kolesterolün (LDL) yükselmesine neden olurken, doymamış yağ yani Omega-3 ve Omega-6 tüketmek iyi kolesterolü (HDL) artırır. HDL’deki artış aynı zamanda kandaki fazla LDL’yi de temizleyebilir. Bir araştırma, özellikle fındıklardan elde edilen yağların kalp hastalığı riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor. Örneğin salatalarınızı tatlandırmak için üzerine dökeceğiniz kaliteli bir ceviz yağı, kandaki kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir!

Hangi yağları yemekten korkmamalıyız?

Özetlemek gerekirse bitkisel bazlı yağların çoğu doymamış yağlardır; Omega-3 ve Omega-6 asitleri ve mikro besinler açısından zengin olduğu için sağlıklı yağlar olarak sınıflandırılır. Öte yandan hayvansal kaynaklı yağların doymuş yağ asitleri içermesi nedeniyle daha dikkatli tüketilmesi gerekiyor. Aşağıda sıraladığımız yağlar, zengin içerikleriyle bütünsel sağlığı desteklemek için gönül rahatlığıyla tüketilebilir.

Aspur yağı: Aspir yağı diğer bitkisel yağlara göre çok daha yüksek miktarda doymamış yağ asitleri içerir. Aynı zamanda kalp hastalıklarına karşı yüksek koruma sağlayan yüksek miktarda (neredeyse yüzde 70) linoleik asit içerir.

Ceviz yağı: Omega-6 ve ALA yani Omega-3 açısından zengin olan ceviz yağı, yağ asitlerini ve sağlığımız için gerekli olan birçok mikro besin maddesini içerir.

Zeytin yağı: E vitamini ve antioksidanlar açısından zengin olan zeytinyağı aynı zamanda antiinflamatuar bir bileşik olan oleik asidi de bol miktarda içerir.

Check Also

Pera Palas’ta Gece Yarısı’nın Yeni Sezon Çekimleri Ne Zaman Başlıyor?

Emre Şahin’in yönettiği, senaryosunu Elif Usman’ın yazdığı, başrollerinde Hazal Kaya, Tansu Biçer ve Selahattin Paşalı’nın …

Bir yanıt yazın